Blog
Operasyondan sonraki günlerde kafa derisine dokunduğunda hiçbir şey hissetmemek ya da bölgeyi “kendine ait değilmiş gibi” algılamak çok yaygın bir durumdur. Hastaların önemli bir kısmı bunu kimseye sormaya çekinir ve sessizce endişelenir. Oysa saç ekimi sonrası uyuşukluk, işlemin doğasından kaynaklanan ve çoğu zaman kendiliğinden düzelen bir aşamadır. Bu yazıda saç ekimi sonrası uyuşukluğun neden oluştuğunu, donör bölge ile ekim bölgesinin neden farklı hissedildiğini, hissin geri dönüşünün neden aylar sürdüğünü, karıncalanmanın ne anlama geldiğini ve hangi
Ön bölgesine ve tepesine aynı gün ekim yapılan iki hastadan ön bölge olanı birkaç ay içinde sonucu görmeye başlar, tepe bölgesi olan ise aynada uzun süre fark yakalayamaz. Vertex ya da crown hair transplant olarak da anılan bu bölgede yavaşlık, operasyonun kötü gittiği anlamına gelmez. Tepe bölgesi saç ekimi sonucu doğası gereği daha yavaş olgunlaşır ve bunun dört somut nedeni vardır. Bu yazıda tepe bölgesi saç ekimi sonucunu geciktiren mekanizmaları tek tek ele alıyoruz: dolaşımın
Beyaz saçlı bir adayın operasyon gününde donör bölgesinin boyandığını görmek şaşırtıcı gelebilir. Oysa bu, kozmetik bir işlem değil teknik bir zorunluluktur. Beyaz saçlarda saç ekimi, pigmentli saçlarla aynı başarıyla yapılır; ancak greftlerin çıkarılması aşamasında ekibin çözmesi gereken görsel bir sorun vardır. Bu yazıda beyaz saçlarda saç ekimi sırasında kökün neden zor seçildiğini, bu sorunun operasyon öncesi geçici boyamayla nasıl çözüldüğünü, boyama yapılmadığında neler değiştiğini ve hastanın operasyon öncesinde ne yapması gerektiğini ele alıyoruz. Beyaz Saçlarda
Operasyonun üzerinden birkaç hafta geçtiğinde saçlar uzamaya başlar ve görüntü düzensizleşir. Bu noktada akla gelen ilk soru berbere ne zaman gidilebileceğidir. Saç ekimi sonrası saç kesimi, iyileşmenin en çok merak edilen ama en az yazılan konularından biridir; çünkü yanıt tek bir tarih değildir. Bu yazıda saç ekimi sonrası saç kesimi için beklenmesi gereken süreleri, makas ile makine arasındaki farkı, donör bölge ile ekim bölgesinin neden ayrı takvimlerde açıldığını ve berbere giderken nelerin söylenmesi gerektiğini ele
Her yıl eylül ve ekim aylarında duşta, tarakta ve yastıkta daha fazla tel görmek yaygın bir şikâyettir. Yaz boyunca normal seyreden dökülme sonbaharda birdenbire artmış gibi hissedilir ve çoğu kişi bunu bir sağlık sorununun başlangıcı sanır. Oysa mevsimsel saç dökülmesi, saçın kendi döngüsünün öngörülebilir bir sonucudur. Bu yazıda mevsimsel saç dökülmesinin neden sonbaharda yoğunlaştığını, arkasındaki gecikmenin nasıl işlediğini, ne kadar sürdüğünü, kalıcı dökülmeden hangi belirtilerle ayrıldığını ve dökülme geçmediğinde hangi seçeneklerin gündeme geldiğini ele alıyoruz.
Geniş alın çoğu zaman bir dökülme sorunu değildir. Kimi kadında saç çizgisi doğuştan yüksektir ve saçlar hiç dökülmediği halde alın, yüz oranlarına göre fazla açık kalır. Bu kişiler yıllarca kâkül ya da saç modeliyle alanı kapatmayı dener. Alın küçültme, tam da bu duruma kalıcı bir çözüm sunar. Bu yazıda alın küçültme işleminin saç ekimiyle nasıl yapıldığını, ameliyatsız yöntemin cerrahi alın küçültmeden hangi noktalarda ayrıldığını, alının kaç santim indirilebildiğini, geniş alın saç ekimi için kaç greft
Whatsapp
Hemen Ara





